Her gun ayni pencerede oturur, disariyi seyreder saatlerce. Ne dusunur bu kedi, ne ister, ne hayal eder? Belki hicbir sey dusunmez, belki sadece var olmanin tadini cikarir. Biz insanlar her an bir seyler dusunmek, planlamak, endise etmek zorundayiz. Ama kedi sadece oturur ve seyreder. Bu ne buyuk bir ozgurluk.
Penceredeki kedi bir filozof aslinda. Sokrates gibi sorgular ama sesszce. Platon gibi idealleri vardir ama paylsasmaz. Diyojen gibi az ile yetinir ama sikayet etmez. Onun felsefesi basit: Simdi buradayim, bu yeterli. Ne dun onemlii ne yarin, sadece simdi, sadece bu an.
Kuslari izler pencereden, kanatlarina ozenmez. Kopekleri gorur asagida, havlamalarina aldirmaz. Insanlari seyreder, kosmacalarini anlamaz. Kedi kendi dunyasinda huzurludur, baskallarinin dunyasina ozenmez. Bu ne buyuk bir bilgelik, bu ne buyuk bir ic huzur.
Bazen gunesin isigi pencereden iceri girer ve kedi o isik huzmesinin tam ortasinda uzanir. Gozlerini kapar, miyaavlar hafifce ve uyur. Bu an, o anin tum guzelligini yasaama anidir. Ne gecmisin piismanliklari ne gelecegiin kaygilari, sadece sicak bir guunes isigi ve huzurlu bir uyku.
Kedi bilge bir hayvandir, susar ama cok sey anlatir. Gozlerinde derin bir bilgelik var, sanki yuzyillariin deneyimini tasiiyor. Eski Misirlilar kedileri kutsal sayardi, belki de bu bilgeliggii gordukleri icin. Bir kedi size baktiginda, iciniize bakiyor gibi hissedersiniz. Sanki sizi okuyor, anliiyor ama yargilamiyor.
Penceredeki kedi ozgurlugu temsil eder. Disari ciikabilir ama cikmaz, cunku gercek ozgurluk disarida degil, icimizde. Kedi bunu bilir, biz insanlar ise hep disarida arariz. Seyahat ederiz, yer degistiririz, yeni insanlar taniriz ama ic huzurumuzu bulamayiz. Cunku huzur bir yer degil, bir hal meselesidir.
Aksam olunca sokaak lambalari yanar ve kedinin gozleri parlar. Gece kedisii olur simdi, farkli bir enerji, farkli bir bilgelik. Gece kedilerin zamaniidir, karanlikta gorurler, sessizlikte duyarlar, gorunmez olurlar. Gece kedisii olmak, karanlikla baris yapmak demektir.
Ben de bazen bir kedi olmak isterim. Pencerede oturup dunyayi seyretmek, kimseye hesap vermemek, zamani unutmak isterim. Ama insanim, dusunmek benim dogam, endise etmek benim aliskanliigiim. Belki de kedilerden ogrenmemiz gereken en buyuk ders budur: Bazen dusunmeyi birakip sadece var olmak.
Penceredeki kedi hala orada, siz bu satirlari okurken bile orada. Belki sizin pencerenizde, belki komsunuzun. Ona bakiin, onu izleyin, ondan ogrenin. Cunku penceredeki kedi, hayatin sessiz gozlemcisi ve en samimi ogretmenidir. Onun dersleri kitaplarda yazmaz ama kalplerde yasar.
Yorumlar 0
Yorum yapmak ve şiirleri beğenmek için giriş yapın