Gökyüzüne bakıyorum sessizce, bulutların arasında kaybolmuş bir ruh gibi süzülüyor gözlerim. Mavinin her tonu farklı bir hikâye anlatıyor bana; açık mavi umuttur, koyu mavi ise hüzündür. Bu iki renk arasında gidip gelen bir kalp var göğsümde, ne tarafa yöneleceğini bilemeyen, ama her iki yöne de aşina olan bir kalp.
Dualarım maviye karışıyor, gökyüzünün derinliklerine doğru yükseliyor. Her kelime bir kuş gibi kanat çırpıyor, her cümle bir bulut gibi süzülüyor. Dua etmek bir konuşma değil aslında, bir teslimiyettir. Kendini bir büyük güce bırakma, ellerini açma ve içindeki en saf duyguyu dışarı verme eylemidir.
Bulutların arasında kaybolurken hatıralar canlanıyor. Çocukluğumun o masumane günleri, annemin sesi, babamın elleri, dedemin hikâyeleri. Hepsi mavinin içinde yaşıyor, hepsi gökyüzünün bir köşesinde saklanmış.
Bir huzur buluyor ruhum bu bakışta. Şehrin gürültüsü, hayatın koşturmacası, insanların birbirine yabancılaşması... Hepsi bir anda anlamsızlaşıyor gökyüzüne baktığımda. Çünkü gökyüzü bize hatırlatır: Sen küçüksün, ama küçük olmak değersiz olmak değildir.
Mavi bir dua var içimde, sessiz ama güçlü. Görünmez ama hissedilir. Bu dua ne bir istek ne bir yakarış; bir sükûnettir sadece. İçimde fırtınalar koparken bile, bu mavi dua beni sakinleştirir.
Bazen gecenin karanlığı çöker üzerime, yıldızlar bile saklanır bulutların arkasına. O zaman mavi dua değişir, gecenin lâcivertine bürünür. Ama özünü kaybetmez, hâlâ aynı saf duyguyu taşır içinde.
Sabah olunca her şey yeniden başlar. Güneş doğar, mavi tekrar ortaya çıkar ve dua devam eder. Her gün yeni bir sayfa, her gündoğumu yeni bir fırsattır.
Şimdi sana soruyorum: Sen de baktın mı bugün gökyüzüne? Sen de duydun mu mavinin fısıltısını? Gözlerini kapat, derin bir nefes al ve bırak mavi duanın seni sarmalamasın. Gökyüzüne bakıyorum bir kez daha, gülümsüyorum. Mavi duanın yankısı sonsuza kadar sürecek.
Yorumlar 0
Yorum yapmak ve şiirleri beğenmek için giriş yapın